CYPRUS TOURISM CENTRE
English Türkçe Greek German Spanish Italian French Chinese Russian Japanese Finnish Dutch Danish Portuguese Sweedish Hebrew Arabic Persian Polish Czech Norwegian Magyar
» Ana Sayfa
» Neden Kıbrıs
» Tatil
» Kıbrıs Hakkında
» Kıbrıs Ulaşım
» Kıbrıs Tarihi
» Neler Yapılabilir
» Oteller
» Bar & Kulüpler
» Restoranlar
» Plajlar & Plaj Kulüpleri
» Gezilecek Yerler
» Kiralık Araç
» Kıbrıs Üniversiteleri
» Kısa ve Uzun Dönem Kiralama
» Golf
» Etkinlikler
» Haberler
» Haritalar
» Görüntüler
» Emlak
» İletişim
» Forum
» Blog
» Site Map
 
 
 
 
       
 
 

Girne'de görülecek yerler

Girne Bölgesi Hakkında Genel Bilgi

Girne'nin MÖ. 10. yüzyılda peleponezden göç eden akalar tarafından kurulduğu öne sürülmektedir.İddiaya göre Akalar, kurudukları bu kente anayurtlarındaki Kyrenia dağının adını vermişlerdir. Bir başka görüş ise, girneye ilk yerleşenlerin MÖ 9. yüzyılda adanın kıyılarında ticaret kolonileri kurmuş olan fenikeliler olduğunu savunur. Roma kaynaklarında Girnenin adı corineum olarak geçer. Bizans döneminde birkaç kez Araplar ve korsanlar tarafından yağmalanan kentin tarihi, adanın genel tarihi ile benzerlik göstermektedir.

 

 

 

 

 Girne Eski Liman

  At nalı şeklinde inşa edilen liman şehrin odak noktasıdır. Tarihi girne limanı rengarenk balıkçı tekneleri ve yatları ve canlı bar ve kafeleri ile turistlerin olduğu kadar yerli halk içinde şehrin yaşam kaynığıdır.

 

 

 

Girne Kalesi

Girne Kalesi kesin inşa tarihi bilinmemekle birlikte 7.yy da Bizans Döneminde inşa edildiği düşünülmektedir.  Tarihte adı ılk kez  3. Haçlı seferi sırasında Aslan Yureklı Rıchard dönemine geçmektedir. Bugun gördugumuz seklı ıse 13.yy Lüzinyan ve 16.yy Venedik dönemine  aittir. Venedik 

Kyrenia Castle

Döneminde gırıs kapısı yarıya kadar tas kopru yarıdan sonrası ise kaleden indirilen bir asma tahta köprünün birlerşmesiyle sağlanmakta idi. Osmanlı döneminde bu asma köprü kullanılmıstır.İngılız sömürge döneminde bir dönem polisokulu olarak kullanılan kale daha sonra hapısane olarak kullanılmıstır.Kıbrıs Cumhurıyetı  dönemınde ıse Rum askerlerı tarafından bır askesı denız üssü olark kullanılan kale 1974 Barış Harekatı sonrasında Turklerın kontrolune geçıp 1976 yılında Batık Gemi Müzesinin acılmasıyla halkın ziyaretıne acılmıstır. Su an yolun gectıgı yerde Bızans donemınde kucuk bır dere yatagı bulunmaktaydı. Lüzinyan döneminin baslarında bu dere yatagı hendek halıne dönüstürülür ve daha sonra denızle bırlestırılmek suretıyle kalenın yaklasık dort bır tarafı suyla cevrılır. Ortadakı kule ıse Luzinyan döneminde zincirli kule olarak bilinmekteydi. Lüzinyan döneminde kuleden bugunku enformasyon ofisinin oldugu yere zincir çekilmek suretıyle limanın giris ve cıkısları kontrol edılmektedydi. Girne Kalesi degısık dönemlerde degısık amaclar ıcın dönemlerı  yansıtan müzeler bulunmaktadır.

Girne Kalesi Bölümleri:

Bizans Kilisesi

Bizans Kilisesi 12.yy’da inşa edildi. Ve ilk yapıldıgında  kale dısında ayrı,bağımsız bir yapı idi. Ancak 16.yy’da Venedik döneminde yapılan ilavelerle,kale içine dahil edilmiştir. Kilise içersinde yer alan dört adet sütun ve üzerindeki başlıklar kiliseye daha sonra Lambussa kentinden getirilmiştir. Kilisenın kubbesıde orijinal değildir çünkü Venedik döneminde kuleye top çekılmesı gerektıgınden , kubbe ortada kaldıgı ıcın kaldırılıp duz bır tavan yapılmıstır. Kubbe İngiliz sömürge döneminden tekrardan orjinaline uygun bir şekılde yapılır. Kiliseye girerken soldakı ıkı odayı rahipler günlük yasamlarını sürdürmek için  kullanmaktaydılar.

Luzinyan Kulesi  

Luzinyan Kulesi Girne Kalesinin kuzeydoğusunda bulunmaktadır. Alt ve üst olmak uzere ıkı bolumden olusan kule Bizans tahkimat kalıntıları üzerine 1208-1211 yılları arasında kral John D’ilbelin tarafından inşa edilmiştir. At nalı şeklınde olan kule Lüzinyalılar döneminden gunumuze kalan tekkule olup kalenın en zayıf noktası olarak bilinmektedir. Alt bölümde Lüzinyan ve Venedik dönemine ait ateşlı silahlarla zırhlı savaş kıyafetleri, arbalet ve bir Osmanlı askeri canlandırması bulunmaktadır. Lüzinyan döneminde birçok ok mazgalı yer alırken mazgallar Venedık döneminde buyutulup top mazgalı halıne getırılmıştır.Ust bölümde ise Bizans Döneminden İngiliz sömürge dönemine kadar ki uygarlıkların askeri kıyafetlerı ve kullandıkları bayraklar sergılenmektedır. Luzinyan döneminde kraliçe Allice Campagne kulesi ce Haçlı kulesı olarak da adlandırılmaktaydı. Gunumuzde Lüzinyan kulesi alt giriş bölümü olarak kullanılan bölüm ve bu bölümün batı kısmındakı alt ve ust odalar İngiliz sömürge döneminde inşa edilip hapıshane olarak kullanılmıstır.

Venedik Kulesi

Venedik Kulesi Girne Kalesinin güneydoğusunda yer alıp kale iç avlusundan deniz seviyesine kadar inen bu kuledeki iki katlı top mazgalları bulunmaktadır. Bu kule yuvarlak bir plana sahip olup 16.yy’da Venedikliler tarafından inşa edildi. Günümüzde ise bukulede Venedik dönemine ait askerlerin top atışı esnasındaki canladırması, dinlenen askerler, barutçu odası ve yine bu oda da o döneme ait bazı savaş aletleri sergilenmektedir.

Lüzinyan Zindanları

Lüzinyan Zindanları üç bölümden oluşmaktadır. Giristeki oda zandancı odası olarak kullanılmaktaydı.ç Kuzeydekı ve guneydekı odalar ıse zindan olarak kullanılmktaydı. Zindanlar bugunden farklı bır yapıya sahıptı ve kuyu hücrelerdi. Bunlara tarihte “scutella” denilmekteydi. Tutuklular hücreler üst kısımdan atılmakta veya iple bağlanmak suretıyle hücreye indirilmekteydiler.

Kuzey Odası: Kuzey odasında yer alan canlandırma 1367-1368 yılları arasında gerceklesen bır olayı canlandırmaktadır. Hücrede yer alan kadın canladırması ise aynı yıllarda Kral Peter I. Döneminde geçmektedir. Kral Peter I. Kralice Elenor’la evli iken Joanna L’Alemanla yasak bir ilişkiye başlar ve Joanna  L’Aleman kraldan hamile kalır. Joanna sekiz aylık hamileiken kralsefer cıkar  ve kraliçe bunu fırsat bılerek Joannaya bırçok eziyet eder. Hatta karnında tas degırmenle tuz oğutulur ama çocuk saglıklı bir şekılde dunyaya gelir. Dogumdan sonra kraliçe Joannayı kaledekı hucreye atar yedı gun boyunca herseyden mahrum bırakır. Yedincı gunun sonunda kale komutanının degısmesi ıle  zindan sartları bırmıktar ıyılestırılır. Daha sonra kral seferden donecegı ıcın  kralıce, Joannayı burada alıp Lefkışa’daki Santa Klara Rahibe Okuluna gönderir. Kral seferden döndukten sonra Jonna’yı bulup sarayda tekrardan görev verır. Kaynaklarda çocukla ılgılı herhangı bır bilgibulunmamaktadır.

Güney Odası :  Guney Odasındakı canlandırmaıse yıne 1367 -1368 yıllarında Kral Peter I. Döneminde gerçekleşmiş bir olaydır. KralPeter sefere cıkacagı zaman kralıyet sarayını çok güvendiği askeri şovalye John Visconti!ye emanet ederek sefere çıkar ve bır muddet sonra kralıçe yasak bir ilişkiye başlar. Bu olayda dedıkodularla yayılır ve Şovalye Visconti adil olmayan bir şekilde yargılanır ve kraliçeye iftira atmaktan suçlu bulunur. Bir yıl buradaki zindanda kaldıktan sonra Bufavento Kalesıne  gönderilir ve orada aç bırakılarak öldürülür.

Sarnıç: Kale içinde dört adet sarnıç bulunmaktadır. Bu sarnıçlar Luzinyan döneminde yapılmıştır. Kalenın su ihtiyacı oluklar vasıtası ıle buralara toplanan yagmur suları ıle gıderılmekteydı. Kale ıçersindeki dort sarnıçtan bır tanesı bugun hala çalışmaktadır ve kalenın su ıhtıyacının bırkısmı buradan karsılanmaktadır.

 

Shipwreck

Batık Gemi Müzesi

Kalenın ıç avlusunda yer alan batık gemi müzesinin oldugu bolum Luzinyan döneminde muhafız odaları olarak kullanılmaktaydı. Burada sergılenen batık 1965 yılında Girne limanının bir mil kadar kuzeyinde bir sünger avcısı tarafından tesadüfen tespit edilmiştir. O dönemde Kıbrıs’ta su altı arkeolojisi henuz gelişmiş olmadıgından dolayı yurt dısı temaslarına geçilip1967 yılında Pensilvanya Üniversitesinden Dr. Michael Katzev ve 150 kısılık ekıbıyle çalışmalar baslar.1968-1969 yıllarında batık, su yüzüne çıkarılmıştır. Yapılan testler sonucunda batıgın 80 yıl hızmet verdıkten sonra M.Ö. 300 yılında batan ticari bir gemi oldugu tesbit edilmiştir.Geminin ebatları 14.30 ‘a 4.40 olup yapımında kullanılan malzemenin Halep çamından olduğu tespit edilmiştir. Gemide 410 adet anfora, 29 adet değirmen taşı, 9000 adet baden ve gemi mürettebatına ait kap kaçak ve eserler bulunmuştur. Mürettebata ait kap kaçağın her birinden dört adet bulunması nedeniyle gemi mürettebatının 4 kişi oldugu varsayılmaktadır.

Luzinyan Kulesi 

Luzinyan Kulesi Girne Kalesinin kuzeydoğusunda bulunmaktadır. Alt ve üst olmak uzere ıkı bolumden olusan kule Bizans tahkimat kalıntıları üzerine 1208-1211 yılları arasında kral John D’ilbelin tarafından inşa edilmiştir. At nalı şeklınde olan kule Lüzinyalılar döneminden gunumuze kalan tekkule olup kalenın en zayıf noktası olarak bilinmektedir. Alt bölümde Lüzinyan ve Venedik dönemine ait ateşlı silahlarla zırhlı savaş kıyafetleri, arbalet ve bir Osmanlı askeri canlandırması bulunmaktadır. Lüzinyan döneminde birçok ok mazgalı yer alırken mazgallar Venedık döneminde buyutulup top mazgalı halıne getırılmıştır.Ust bölümde ise Bizans Döneminden İngiliz sömürge dönemine kadar ki uygarlıkların askeri kıyafetlerı ve kullandıkları bayraklar sergılenmektedır. Luzinyan döneminde kraliçe Allice Campagne kulesi ce Haçlı kulesı olarak da adlandırılmaktaydı. Gunumuzde Lüzinyan kulesi alt giriş bölümü olarak kullanılan bölüm ve bu bölümün batı kısmındakı alt ve ust odalar İngiliz sömürge döneminde inşa edilip hapıshane olarak kullanılmıstır.

Venedik Kulesi

Venedik Kulesi Girne Kalesinin güneydoğusunda yer alıp kale iç avlusundan deniz seviyesine kadar inen bu kuledeki iki katlı top mazgalları bulunmaktadır. Bu kule yuvarak bir plana sahip olup 16.yy’da Venedikliler tarafından inşa edildi. Günümüzde ise bukulede Venedik dönemine ait askerlerin top atışı esnasındaki canladırması, dinlenen askerler, barutçu odası ve yine bu oda da o döneme ait bazı savaş aletleri sergilenmektedir.

Buffavento Kalesi

Buffavento Kalesi 7.yy’da başlayan ve 10.yy’a dek devam eden Arap saldırılarına karşı inşa edilen kaleler zincirinden birisidir. Konumu gereği geceleri meşalelerle verdiği işaretler diğer kalelerden görülebilmektedir. Bu nedenle ilk önceleri Bizanslılar tarafından bir işaret kulesi olarak yapıldığı düşünülmektedir. Adının kelime anlamı “Rüzgarlara Baş Eğmeyen” anlamına gelir. Bu bağlamda, konumlandıgı dağların tepesınde, yamaçlarına ve buralardaki geçitlere hakim bir durumda oldugunu anlamak mumkundur. Lüzinyalılar döneminde (1192-1489) kalebir hapishane olarak kullanılmış ve Aslan Şatosu olarak adlandırılmıştır.

Alt Bölüm: Kemerli bir giriş kapısı bulunur. Girişin sonrasında ambar, yatakhane, ve çeşitli amaçlara yönelik odalar yer alır. Ayrıca odaların altında su ihtiyaçlarını karşılayan bir sarnıç vardır.

 

 

Üst Bölüm: Bu bölüme kemerli bir kapı ile geçilir ve buralarda ikamet amaçlı odalar ve bir kilise yer alır. Odaların kemerlerinde görülen kırmızı tuğla bezemeler Bizans süsleme sanatı üslubunu yansıtır fakat ne bu örneklerden nede kiliseden geriye pek fazla bir şey kalmamıştır.

 

St. Hillarion Kalesi

Kalenın adını Kudus’ten gelip dağın tepesindeki bir mağaraya yerleşen ve burada ölen bir azızden aldıgı kabul edilmektedir. 7.yy’dan 10.yy’a kadar devam eden Arap akınlarından ada halkını korumak amacı ile Bizans döneminde inşa edilen kaleler zincirinin bir halkasıdır. Bu bağlamada burada ilk önce 7.yy’da bir gözetleme kulesinin inşa edildiği kabul edilmektedir. 13.yy’da Luzinyan döneminde, kaleye birçok eklemeler yapılmış hem askeri hemde sıvıl amaçlar ıcın kullanılmıştır. Bu nedenle Bizans Dönemine ait olan kalenin günümüzde görülebilen birçok kısmı Lüzinyalılar döneminden kalmıştır. St: Hillarion Kalesi plan özelliği bakımından üçbölümden oluşur. Bu bölümler coğrafik konumuyla da paralel olarak yerleşirler. Öyle ki en alt bölümden en üst bölüme geçinceye kadar tepenın yamaçlarından zirveye ulaşmakmumkun olmaktadır.

1.Bölüm (Aşağı Bölüm): En dışta ve en alt sevıyede kalan kapıdan buraya giriş yapılır. Bu bölümde ilk olarak, etrafı surlarla çevrili,  ana girişikorumak amacıyla olusturulmuş ve Barbikan denılen bır savunma alanı bulunur. Burada kalenın ana gırısı korunmakta ve kalenın ıclerıne dusman askerlerının ulaşması engellenmekteydi.

2.Bölüm (Orta Bölüm): Bu bölüme orjinalinde yukarı dogru çekilip açılabilen tahta birköprü yardımıyla geçilmekteydi. Kalenın daha ust kademedekı görevlılerıne ve çeşıtlı hızmetlerın gercekleştırılmesıne yonelık mekanların bulundugu bu bölüm en dıkkatı çeken bölümüdür. 10.yy’da inşa edildiği düşünülmektedir. Oldukça hasar görmesine rağmen mimarisindeki Bizans tuğla işçiliği adadaki en güzel örneklerden birisidir. Bu bölümde ayrıca kralıyet sarayı, mutfak, kiler, atölyeler ve komutanlara ait odalar yer alır.

3.Bölüm (Üst Bölüm-Zirve): Dik merdivenlerile başlayan bu bölümdeki yapılar iki tepe arasında yer alır. Bu nedenledır kı kalenın adı Dieu D’Amour olarak da bilinir. Şöyle ki geçmişte burada bulunan bu ıkı tepe  ikiz şeklinde anılırdı. Bu bölümde bahçeler, mutfak, sarnıç, kralıyet odaları ve zırvede ünlü Prens John Kulesi yer alır. Kraliyet odalarının Gotik tarzdaki mimarisi ve pencerelerinin süslemesi dikkat çekicidir. Bu pencereler kraliçe pencereleri olarak bilinmektedir.  

Bellapais Manastırı

Fransızca’da “Barış Manastırı” anlamına gelmektedir. 1198-1205 yıllarıarasında Kudus’ten göç eden Augustinian mezhebi rahipleri tarafından inşasına başlanmıştır. Fakat günümüze gelen yapının buyuk kısmını Fransa Kralı III. Hugh (1267-1284) yaptırmıştır. Manastırın ortsasında revaklı bir avlu, avlunun etrafında revakların gerısınde ıse kılıse, yemekhane, mutfak, yatakhaneler ve ofisler bulunur. Kilise 13.yy’a tarihlendirilmektedir. Gotik tarzıyla inşa edilmiş olup fresklerle bezelidir. Fakat bu fresklerın kılıseye 15.yy’da yapıldıgı kabul edılmektedir. Manastır Gotik üslup tarzlarını tasıması ve Kıbrıs’ta bu uslübu temsil eden başarılı bır ornek olması dısında, revaklardakı taş işçılığı ılede dıkkat cekmektedir. Ustaların taşlara oydukları tüm bezeme ve kabartmalarda adanın kültürel özelliklerini yansıtan motifleri insan ve hayvan figürlerini görmek mümkündür.

Antiphonitis Manastırı

Orijinal yapı 11-12 yy.da Bizanslılar döneminde inşa edilmiştir. Kelime anlamı “cevap veren İsa” dır. Plan özelliği bakımından düzgün olmayan ve sekiz yuvarlak sütunun taşıdıgı buyuk bir kubbeye sahip ozel bir kılısedır. Çünkü Kıbrıs’ta başka bir örneğine rastlanmamıştır. Kilisesnın dısında  kemerlı bır hol bulunmaktadır. Bu kısım buraya Lüzinyanlar döneminde ilave edilmiştir. Apsis kubbesinde, sutunların üzerinde, kutsalmekanın duvarlarında İsa, Meryem ve meleklerin Freskleri görülmektedir. Bu freskler 15.yy’a aittir.

Panaghıa Melandrya Manastırı

15.yy' da yapılmıstır Bulundugu yerde oncelerı bır tapınagın oldugu ve bu tapınagın temellerı uzerıne yapıldıgı dusunulmektedır. Ikonastasısı 16.yy'a aıttır.

 

Sourp Magar Manastırı

M.S. 1000 yılında Koptık manastır olarak ınsa edıldı. Meryem"ın Manastırı olarak da bılınmektedır. 15.yy da Ermenılerın kullanımına gecerek Kuduse gıden Ermenı hacıların durak yerı olmustur. 1974 e dek manastır bu sekılde kullanılmıstır. Gunumuzde gorulebılen kanıtları 19.yy'a aıttır ve bazı kaynaklara gore orjınal yapının duvar temellerı uzerıne kurulmustur.

Archangeles Mikhael Kilisesi

1860 yılında inşa edildi. 1875 yılında ise kiliseye bir çan kulesi eklendi. Ikonları 18-19.yy’a aittir. Günümüzde burası ikon müzesi olarak kullanılmaktdır.

Chysopolıtıssa Kilisesi

16.yy'da Gotık tarzda ınsaa edılmıstır. Sehırde yasayan ve Musluman olmayan halk Osmanlı donemınde surların dısına cıkarıldıgında adada ve dolayısı ıle Gırne'de deam eden tıcaret nedenı ıle buraya gelen Hrıstıyan tacırlerın kullanması ıcın tamır edılmstır. Daha sonrakı tarıhlerde, sehre donme ozgurlugune sahıp olan Hrıstıyan halk tarafından tekrar kullanıma acılmıstır.

Mezarlık Alanlar

Greko-Romen Kaya Mezarları

Helenistik ve Roma dönemlerıne aıttır. Ana mear bir oda seklınde olup yer sevıyesının altındadır. Dönemin dini inanışına uygun olarak, ölen kişi, kullanım esyaları ıle birlikte gömülürmüş. Bu bağlamda, bu mezarlarda yapılan kazılarda çok sayıda seramik buluntu ele geçmiştir. Tüm seramik parçaları bize Hellenistik ve Roma Dönemlerini çağrıştırmaktadır.

Krisokava Mezarlığı

Chryso altın anlamına gelir ve bir  zamanlar bölgede bulunan altın masdenı dolayısıyla bu adı almıştır. Pagan ve HristiyanDönemlerde mezarlık olarak kullanılmıstır. Lüzinyan döneminden ise taşocagı seklınde kullanımgörmüştür.Girne Şehrinin bir çok yapısı ve Girne Kalesi buradan cıkarılan taşlarla inşa edilmiştir. Klasik dönemde (M.Ö.475-325) mezarlık alanı olarak kullanılmıstır. Roma Döneminde de ilk önceleri aynı amaçla kullanılmıs fakat daha sonraları taş ocagına dönüştürülmüştür. Bölgedeki kayalara oyulmuş mezarların dısında bazı çukurlar görülmektedir ki bunların sarnuç oldugu düşünülmektedir. 

Baldöken Kabristanı

1571 yılında osmanlılar adayı fethettiklerinde, Girne kalesinin dışında şimdi Müslüman mezarlığı olarak bilinen yer, osmanlı döneminin ilk yıllarında askeri mezarlık olarak kullanılmakta idi. 17. yüzyıl sonuna kadar aynı amaç için kulanılmıştır. Mezarlığa sarnıç, su kanalı ve mimari özeliklere sahip mezarlar inşa edildi. Aserlerin yanısıra sivillerinde kabul edilmesinden sonra ismi Müslüman mezarlığı olarak değiştirildi. Aynı zamanda mahzunların mezarlığı olarak da bilinmektedir. Aziz Andrew İngiliz Kilise'si, bölge kulübü ve tenis kortu bu mezarlığın yanına inşa edilmiştir. Son yıllara kadar bu mezarlık Baldöken Mezarlığı olarak bilimekte idi. Vakıflar idaresi tarafından 1995 yılında restore edilmiştir. 

Hz Omer Tomb

Hz. Omer Tekkesi:
Hz.Ömer Türbesi ve mesciti , Girne'nin 5 kilometre doğusunda bulunan Çatalköy'ün deniz kıyısında bulunmaktadır. Muaviye ordu komutanlarından Ömer ve 6 arkadaşı günümüzdeki Hz.Ömer türbesinin yanıbaşında şehit düşmüşler ve burdaki mağaraya gömüşmüşlerdi.
Osmanlıların Kıbrıs'ı fethiyle cesetler mağaradan  tek tek çıkarılıp bugünkü yerine defnedilmiştir.

 

 

Kyrenia Icon Museum

 Ikon Müzesi: Tarihi yat limanının yanındaki 1860 yılında inşa edilen Arhangelos Kilisesi de görümeye değer yerlerdendir. Kilise inşa edildikten sonra eklenen kule girnenin hertarafından görülebilen bir işaret noktasıdır. Bu müzede Girne ve çevresinden toplanan birçok görkemli ikon sergilenmektedir. 

 

 

 

 

 

 


 

 

 













 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 
   
 
Copyright © 2008 Cyprus Tourism Centre Privacy | Terms & Conditions